Transparent White Star

Playlist

29 Ocak 2017 Pazar

Yorum: Mor (Kahraman Tazeoğlu & M.H. Kan)



Bundan uzun zaman önce Bukre kitabını okumamın ardından bir daha 'asla' K. Tazeoğlu okumayacağıma dair kendime söz vermiştim. Büyükler asla 'asla' deme derken haklılarmış, neye güvendim hiç bilmiyorum. Ama Mor'un bir yandan distopik bir kitap olması diğer yandan da sadece Tazeoğlu tarafından yazılmamış olması beni bu kitabı okumaya itti. Tabi Bukre kitabını sevenlerin bu kitabı sevmemiş olmaları da yadsınamayacak bir etmendi. Sonuç: yine bin pişmanım.

Mor konusu bakımından çok güzel bir distopik kitap olma potansiyeline sahip aslında. Ben olsam bu kitabın arka kapak tanıtımı kesinlikle romantik yönü ağırlıklı yazmazdım zira kitap bundan çok daha başka boyutlarda. Ayrıca kitabın fantastik olduğunu düşünenler olmuş ama bu kitap gelecekte bir dünya yaratılarak sistem eleştirisi yapıldığı için distopik bir roman. Bir 1984, Biz, Cesur Yeni Dünya, Fahrenheit 451 vs vs... Bu kısmı çok da uzatmayıp kitabı kendimce tanıtmak istiyorum. Ki  neden böyle mutsuz olduğumu siz de anlayın.

Olaylar Asitan(İstanbul)'da geçmekte. Dünya öyle bir gezegen ki artık üzerinde tek bir ülke ve bu ülkenin de başkenti Asitan. Bu dünyadaki insanlar 'insanlar' ve 'barbarlar' olarak ikiye ayrılmakta ve 'insanlar' 'barbarlar'dan çok daha üstünler. Teknoloji beklenildiği gibi çok gelişmiş. Vatandaşlar ise genetik olarak mükemmeller, tabi 'barbarlar' bu mükemmeliyetten nasibini alamamışlar. Ve 'barbarların' amaçları dünyada yeşeren herhangi bir yeşilliği herkesten önce ele geçirmek. Anlayacağınız düşman! belli. Ve tüm bu gezegen Asitan'da yer alan yedi tepenin üzerinde yer alan yedi kuleden yönetilmekte. Her biri farklı bir kurumun merkez binaları tabi. Devleti yönetenler ise Kızıl Kule'de yaşamaktalar. Turuncu, Sarı Saray, Yeşil Medrese, Mavi LAB, Lacivert Saray ve kitaba ismini de veren Mor Anten. Tüm kulelerin bir yöneticisi varken Mor Anten'in yok çünkü bu yapay bir zekadan başka bir şey değil. Ve biz kitabı yer yer onun bakış açısından okuyoruz yani çok önemli bir karakter.  Tüm bu dünyanın başkanı Pars Han. Bu dünyayı ortaya çıkaran ise Dr. Ulak. Bir de tabi muhteşem aşıklarımız! Yüzbaşı Yusuf Ulak ve Akademik Asena... Yani harika bir distopik kurgu. Peki bunlardan hangisi kitabın tanıtımında? Hiçbiri. 

Bu kitap neden sıradan bir K. Tazeoğlu kitabı olarak piyasaya sürüldü hiç anlamadım. Üstelik de kitap bir nedenle Ömer Halisdemir'e ithaf edilmişken... Açıkçası ben kitabın 15 Temmuz olaylarının farklı bir versiyonu olarak görüyorum. İçinde derin mesajlar vardı fakat internette kitaba ait alıntılara baktığımda şaşırtıcı bir şekilde! çoğuna rastlamadım. Ve üzüldüm. Sonra gittim kendim alıntı ekledim oraya buraya... Bu güzelim kitabın bu şekilde yok olup gitmesine üzüldüm sonuçta kaç tane Türk yazar var ki şöyle kalitesinden bir distopya yazan. Bu da olmamış işte. Fakat ben her şeye rağmen, tüm o aşıkların  klişe paragraflarına rağmen bu kitabı beğendim. Ve eminim ki o kısımlar K. Tazeoğluna ait, yazarlar kendileri deseler 'hayır, öyle değil' yine de inanmam ^^. Burada yazarı yermek istemiyorum, kesinlikle yanlış anlaşılmasın başta kardeşim kendisini çok sever ama bana hiçbir şekilde hitap etmiyor ve benim gibi bir okura bir haksızlık gibi düşünüyorum ben bu kitabı. Tabi toplum için sanat yapılmamışsa söyleyecek lafım yok, susarım. -Keşke Yusuf ve Asena arasındaki ilişki çok da dillenmeseymiş demekten alıkoyamıyorum kendimi be!-

Uzun lafın kısası bahsettiğim bölümler olmasaymış tam benlik bir kitap olacakmış bu kitap da son anda köşeden dönmüş gibi^^. O halde birkaç alıntı paylaşayım da buradan uzaklaşayım. 

  • 'Düşünmek, bir bağımlılık... Bir kez başlayınca durmanın imkanı yok... Her cevap yeni sorular, her soru birden fazla cevaplar ortaya çıkarıyor. Sormayı neden bıraktıklarını artık anlıyorum.'

  • 'Korku en tehlikeli hissi insanın. Şiddeti, nefreti hatta kendi kendini, korkuyu bile korku doğuruyor.'

  • 'Konuşmaya başlamalarının üzerinden milyonlarca yıl geçti, ama hala doğru düzgün konuşamıyorlar.'

  • 'Yalnızlık tehlikelidir. Bağımlılık yapar... Ne kadar huzur verdiğini görünce herkesten kaçmaya başlarsın. Kendinden bile... Yalnızlık tehlikelidir.'

  • 'Risk al!  Kazanırsan mutlu olursun, kaybedersen büyürsün.'

  • 'Kendi fikrin yoksa, fikri olan birisi için yaşıyorsun demektir.'

  • 'Her şeyin, her varlığın karşıtı olmalıdır.Yoksa ayakta kalamaz!'

  • 'Eğer düşmanını kendin yaratmazsan, kendinle düşman olursun! Ve en tehlikeli düşman, kendi içinde olandır. Açık bir düşmanın olmazsa, hainler doğar.'

  • 'İnsanların birlik olması için bir düşmana ihtiyaçları var. Kendilerinden olmayan bir düşmana... Etki-tepki... Aksiyon-reaksiyon...'



Bibliomaniacs Puanı:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme