Transparent White Star

Playlist

1 Nisan 2015 Çarşamba

Yorum: Trendeki Kız / The Girl On The Train


Adı: Trendeki Kız
Orijinal Adı: The Girl on The Train
Yazarı: Paula Hawkins
Sayfa: 336
Yayınevi: Riverhead Books / İthaki Yayınları

The Girl On The Train geçtiğimiz günlerde İthaki'nin muhteşem kapak tasarımı ile Türk okurlarıyla buluştu. Fakat ne yazık ki kapak tasarımını görmeden kitabı sesli kitap olarak okumaya/dinlemeye başlamıştım bile. Her ne kadar kapak tasarımı harika olsa da bu ilk sesli kitap denemem olduğu için kitabı satın almadım. Her an bir çılgınlık yapıp sadece kitaplığımda durması için alabilirim tabi...

Trendeki Kız, Rachel isimli bir alkolik hakkında. Rachel her gün aynı saatte trenle Londra'ya gidip gelmektedir. Tabi hep aynı saatte gidip geldiği için doğal olarak her gün aynı insanlarla karşılaşmaktadır. Rachel kafasının iyi olmasından mıdır yoksa can sıkıntısından mı bilinmez, fakat her gün dışarıda gördüğü bir çifte isim takar. Jason&Jess.. Rachel'a göre bu çift mükemmeldir, harika bir evliliğe ve mükemmel işlere sahiptirler. Yani Rachel'da olmayan her şey onlarda vardır. Hikaye de bir gün Rachel'ın bu çift ile ilgili korkunç bir olaya tanık olması ile başlar ve tahmin edin ne olur ?. Hayatı tersine döner, daha ne kadar olabilirse tabi. Kitabı okumak istememin en önemli sebebi, benim de her gün aynı saatte aynı otobüsü kullanıyor olmam. Her gün aynı insanları görüyorum ve kendimi kitabın konusunu okuyunca bir an Rachel ile özdeşleştirmeden edemedim. Ki bilirsiniz bizim ülkemizde otobüs yolcuları pek konuşkan, birkaç ay içinde bir kişinin tüm ailesini bilir hale gelebiliyorsunuz. Sırf bu yüzden kitabın bir kısmını da otobüste dinledim. Bu durum bir an için korkmama neden oldu dersem yalan da olmaz hani. 

Hikaye 3 farklı kadının ağzından anlatılmaktadır : Rachel, Anna, Megan... 

Rachel alkolik olduğu için hikaye kopuk kopuk ilerliyor. Bir şey söylüyor fakat sonra bir bakıyorsunuz o an alkol aldığı için olayı yanlış hatırlıyor ya da kafasından uydurmuş. Bu yüzden ne olacağını göremiyorsunuz. 3 kadın da hikayenin kendilerinin tanık oldukları kısımları anlatıyorlar fakat hikaye yine de tamamlanmıyor. Bu noktadan sonra da insan gerilmeye başlıyor tabi. Ya da belki de sesli kitaptan ötürü ben böyle hissetmişimdir. Bir de tabi hikayedeki tvisti görememiş olmamdan kaynaklanıyor bu durum. Hikayenin nereye varacağını baştan çözen biri için kitabın okunacak pek bir yanı yok belki de ama benim gibi olayı ancak kitabın sonunda çözerseniz - ki bu durumda siz çözmüş olmuyorsunuz- kitap gayet de heyecanlı bir şekilde ilerliyor. Kısacası ben kitabı sevdim. 

Kitabı Gone Girl ile karşılaştıranlar oldu, fakat ne filmini izleyen ne de kitabı okuyan biri olarak ben bu konuda bir şey söyleyemeyeceğim. Fakat Gone Girl'ü sevenlere bu kitabı da öneriyorlar. 

Bibliomaniacss Puanı:



(Tam 4 değil ama 3 ile 4 arası, 4'e daha yakın bir puan vermek istedim.)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme