Transparent White Star

Playlist

17 Eylül 2014 Çarşamba

Yorum: Scarlet (Lunar Chronicles #2)


Başlık: Scarlet
Yazar: Marissa Meyer




Evet sonunda Scarlet yorumumu yazmış bulunmaktayım. Aslında kitabı okuyalı baya oldu ama nedense bir türlü yorum yazma havama giremedim. Dün gece de Cress'i (Lunar Chronicle Serisi'nin 3. Kitabı) okumaya başlayınca, işte şimdi yorumumu yazabilirim dedim. Eğer bu seriyi daha önce hiç okumamış dahası adını bile duymamışsanız bu sayfayı olabildiğince hızla terk etmenizi öneriyorum zira kendimi tutamayıp ilk kitaptaki olaylardan bahsetmeyeceğime söz veremem. İlk kitabın yorumu için tık tık..

Evet ilk kitapta Cinder ile Prens Kaito'yu bol bol okumuş yeri geldiğinde -belki de- sıkılmıştık ama yine de sevmiştik onları yani en azından ben sevmiştim hem de fazlasıyla. Ve ikinci kitap konusundaki tereddütlerimden bahsetmiştim sizlere, Cinder'in hikayesinin bitmemiş olmasından ikinci kitapta karakter sayısı çok olursa yazarın durumu nasıl toparlayacağından, sayfa sayısından endişe ettiğimden vs. Ama şaşırtıcı bir şekilde, tüm tereddütlerim 'neyse ki' fos çıktı. Scarlet'da sadece Scarlet&Wolf'u değil, Cinder&Prens Kai'yi, Iko ve Kaptan Thorne adındaki yeni karakterimizi bolca okuduk. Aslında hikaye bakımından benim için Cinder ve Prens Kai'nin hikayesi ,diğer okurların aksine, çok daha güzel, Scarlet ile Wolf'u o kadar benimseyemedim ben hem de ikisin de karakterlerinin çok dahaa baskın olmalarına rağmen. Ne bileyim Scarlet kitabı adı Scarlet olmasına rağmen benim için Cinder'ın devamından öte değildi çoğu zaman. Yine de bir çok okurun dediği gibi ikinci kitabın daha güzel olmasına hak vereceğim çünkü bu kitap her yönden çok daha eğlenceliydi benim için. Sanırım daha çok beğenmemin yegane sebebi de Kaptan Thorne oldu. Marissa Meyer bu karakteri yazmakla kesinlikle çok akıllıca bir seçim yapmış. Kitabın yıldızı kesinlikle Thorne oldu. Belki de diğer karakterlerin aksine ciddiyetten oldukça uzak olmasıydı onu sevmemin sebebi. İlk kitapta Iko çok sevilmişti ve bence Thorne bu kitapta Iko'yu da geçti. Ve spoiler gibi olmasın ama Thorne'u serinin 3. kitabında yani Cress'de daha çok seveceksiniz ^-^

Ayrıca ilk kitapta Kai biraz sönük kalmıştı, şimdi de çok öne çıktı diyemeyeceğim ama karakterinde toparlanmalar olmadı değil. Yine de ben çok da silik bir karakter olarak göremiyorum onu, sonuçta bu serideki her kahramanın! eksiklikleri var, bir şekilde hepsi sorunlu karakterler ve serinin beni en çok çeken tarafı da bu işte. Cinder'in bir cyborg olması, Kai'nin çok da parlak bir prens olmaması.. Scarlet ve Wolf'dan bahsetmek isterdim ama sanırım bahsedersem spoiler olurdu ondan bir şey söylemiyorum ama kısacası hiçbiri tam anlamıyla dört dörtlük bir kahraman değil. Fakat seri devam ettikçe bir okur olarak şahsen ben hepsini çok daha fazla seviyorum. 

Kitap ile ilgili tek sorunum, her kitabın kalınlığının gittikçe artıyor olması bu gidişle Winter 700 sayfa falan olacak gibi. Allah kolaylık versin bizlere ne diyeyim. Sanırım serinin başında olduğu gibi sonunda da hala savunduğum tek görüş karakter gelişiminin tüm seri boyunca değil de her bir çiftin bir kitapta tamamlanmasını istemem olacak. Keşke Cinder'ın -neredeyse- tüm hikayesi Cinder kitabında bitseydi, Scarlet'ın Scarlet'da..  Sanki öyle çok daha güzel olurmuş gibi hissediyorum, böyle bölük pörçük okumak beni pek sarmadı. 

Son olarak, en kısa zamanda Türkçe yayın hakları alınsa hiç de fena olmayacak hani.

Bibliomaniacs Puan:




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme