Transparent White Star

Playlist

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Yorum: Twelve Years A Slave



Orijinal Adı:12 Years A Slave
Adı: 12 Yıllık Esaret
Yazar: Solomon Notrhup
Yayın Evi: Collins Classics
Sayfa:363


Bu kitabı sırf bitirdiğim için bile mutlu olabilirim. Aylardır okunacaklar rafında olması öyle kötü hissettiriyordu ki... Neyse ki sonunda bitti! 

Fakat itiraf etmeliyim ki hafif bir hayal kırıklığı yaşadım. Kitaptan önce filmini görmüş ve kitabı okumadan filmini izlememeye karar vermiştim. Filmi 2014 en iyi Oscar ödülünü alınca da tabi kitap ile ilgili beklentilerim arttıkça arttı. Sonuç: -birazcık- hüsran diyebilirim. 

Öncelikle anlatım tarzını pek sevmedim, biraz yavan kalmış gibi hissettirdi bana. Daha duygu dolu ya da heyecanlı bekliyordum. Ne demek istediğimi tam olarak anlatamıyorum belki ama beklediğim kesinlikle bu değildi. Özellikle kitabın ortalarına doğru kitaptan iyice koptuğumu hissettim. Cümleleri okumak çok zor geldi, kitabı sırf ne olacak diye merak ettiğimden okudum bir süre boyunca yani okuması zevk verdiğinden değil. Sıkıldım demiyorum, sadece eğlenmedim. Ama şöyle de bir gerçek var Solomon Northup'ın sonunda özgür olacağını biliyordum. Bunu söylüyorum çünkü bilmeyen yoktur zaten kitabın başında bunu kendisi de söylemiş. Demem o ki, sonunda ne olacağını bildiğim halde meraklı bir şekilde okuduğuma göre aslında güzel bir kitap olduğunu da söyleyebilirim. Benim kafam bu kitap ile ilgili biraz karışık anlayacağınız.

Açıkçası kitap ile ilgili meraklı olduğum noktalar daha çok kitapta bahsedilen diğer kişilerin hayatları olmuştu ama onlar ile ilgili pek bir şey öğrenemedim. Kitap gerçek bir hayatı anlattığı için her şeyi bilmememiz normal tabi ama bir yerde en azından Northup onların yanlarındayken neler yapıyorlardı bahsetseymiş güzel olurmuş diye düşünmekteyim. Belki de kimliğini saklamak için kendini diğerlerinden çok fazla soyutlamıştı ondan biz de olaylara bu kadar uzak kaldık. Yine de o kadar kısacık sürede bile Patsey'nin köleliği beni çok etkiledi. Kölelik benim uzak olduğum bir konu olduğu için belki de kitaba kendimi vermekte zorlandım çoğu zaman ama Patsey'in olduğu kısımlar beni mahvetti diyebilirim. Özellikle bu satırları her okuduğumda kötü oluyorum:

Her idea of the joy of heaven was simply 'rest', and is fully expressed in these lines of melancholy bard: 

"I ask no paradise on high,
With cares on earth oppressed,
The only heaven for which I sigh;
Is rest, eternal rest." (pg.185)

Neticede ben kitabı bazen çok beğendim, bazen beğenmedim. Özellikle 19. bölümden sonrası benim için çok iyiydi. Yine de bu tarz kitaplara ilgi duyanlara önerebileceğim bir kitap oldu 12 Years a Slave.

Lafı fazla uzatmayıp kitapta altını çizdiğim bazı noktaları sizlerle paylaşıp yorumumu bitirmek istiyorum. 

  • I had not then learned the measure of 'man's inhumanity to man,' nor to what limitless extent of wickedness he will go for the love of gain.

  • There may be humane masters, as there certainly are inhuman ones - there may be slaves well-clothed, well-fed, and happy, as there surely are those half-clad, half-starved and miserable; nevertheless, the institution that tolerates such wrong and inhumanity as I have witnessed, is a cruel, unjust, and barbarous one. 

  • Nowhere that day, on the face of the whole earth, I venture to say, was there such a demoniac exhibition witnessed as then ensued.

  • "Thou devil, sooner or later, somewhere in the course of eternal justice , thou shalt answer for this sin!"


Bibliomaniacs Puanı:



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme